Gameboy ; İki Pili İle Harçlık Dostu El Konsolu


İlk Adımlar: Game & Watch

Yıl 1980…
Daha Mario ortalarda yok, Luigi zaten askerde gibi bir sessizlik var.
Nintendo “Game & Watch” serisini çıkarıyor.

Elde taşınabilir, sabit ekranlı,
ama içinde hoplayan, zıplayan minik karakterler ve “gubik-gubik” sesler var.
Oyun dünyası için büyük bir adım ama anneler için küçük bir felaket:
“Ne bu bip bip sesleri yine?!”

Donkey Kong, Snoopy Tennis, Octopus, Parachute derken…
evlerin mutfağından banyosuna kadar bip sesleri yankılanıyor.

Türkiye’de pek yaygınlaşmıyor ama Casio ve çakma markalar “Biz geldik” diyerek pazara dalıyor.
Yani her çocuğun cebinde ya gerçek Game & Watch,
ya da “Gemi ve Vaç” yazan muadil bir versiyon var.


Gunpei Yokoi: Efsanenin Mimarı

Gel gelelim 1989 yılına…
Nintendo’da bir mühendis, Gunpei Yokoi,
“Taş gibi bir cihaz yapayım, ama taş gibi de kalsın” diyor.
Ve ilk GameBoy doğuyor!

Kare ekranlı, bezelye yeşili görüntülü, aydınlatmasız bir mucize!
4 kalem pille 15 saat dayanıyor — ki o dönemde Walkman bile 5 saat anca gidiyor.
Ekran çözünürlüğü: 160x144 piksel.
Renk: 4 ton gri.
Ses: Tek hoparlör ama kulaklık takarsan stereo!
Yani cebinde küçük bir sinema salonu var (ışıkları açmazsan tabii).

Mario, Tetris, Pokémon derken 90’lar çocukları ellerinden bırakamıyor.
Birçoğu sokakta bisiklet sürerken bile Tetris oynamaya çalışıyor —
ve doğal olarak birçok diz kapağı da o yıllarda yaralanıyor.


Renkler Geldi: GameBoy (Color’sız) Renkli

1995’te Nintendo’nun kafasına dank ediyor:
“Yahu kasayı da renklendirelim biraz!”

Kırmızı, yeşil, mavi…
Ama herkesin tercihi yine kırmızı oluyor.
Oyunlarda bir fark yok, ama vitrinlerde “rengarenk mutluluk” havası hakim.

Bu dönemde GameBoy artık “zengin oyuncağı” değil.
Harçlık biriktiren çocuklar da alabiliyor.
Evde babalar “Oğlum dersini bitirince oynayacağım” bahanesiyle gizli gizli Tetris kasetini takıyor.

Korsan kartuşlar çoğalıyor, koleksiyoncular takasa başlıyor.
Kısacası GameBoy, artık bir konsoldan çok bir yaşam biçimi.


GameBoy Pocket ve Light: Karanlıkta Bile Eğlence

1996’da teknoloji küçülüyor, GameBoy da öyle.
GameBoy Pocket, “Elde taşınması kolay” mottosuyla geliyor.
4 pil yerine 2 pil.
Daha ince, daha şık, daha şıkır şıkır renkler.

Ama Nintendo burada durmuyor…
GameBoy Light ile ilk kez ekranı aydınlatıyor.
Battaniye altında, gece 3’te gizli seanslar başlıyor. 🌙
Ancak kötü haber: Sadece Japonya ve ABD’ye özel.
Bizde yine masa lambasıyla “aydınlatmalı oyun keyfi” devam ediyor.


GameBoy Color: Renk Patlaması

Yıl 1998.
GameBoy artık sadece ismen değil, gerçekten renkli!

İşlemci 8 MHz, RAM iki kat, VRAM üç kat.
Kızılötesi bağlantı bile var!
Paletinde tam 56 renk.
Yani artık Mario’nun şapkası kırmızı, Luigi’ninki yeşil,
ama ekran hâlâ karanlık çünkü yine aydınlatma yok. 😅


GameBoy Advance: 32 Bit Güç Cebe Sığdı

Yeni milenyumun eşiğinde Nintendo “bit” sınırlarını zorluyor:
8 bitten 32 bite sıçrama!
ARM7 işlemciyle gelen GameBoy Advance,
bir yandan yeni nesil oyunları çalıştırıyor,
bir yandan da “Z80 türevi” işlemcisi sayesinde eski oyunları da unutturmuyor.

Ama yine karanlık ekran…
Nintendo mühendisleri o dönem muhtemelen şöyle diyor:
“Gözlerinizi kısmayı öğrenin, o da bir beceri.”


GameBoy Advance SP: Aydınlandık!

Sonunda!
2003’te Nintendo ekranı önden aydınlatmalı hale getiriyor.
Kapağı aç-kapa, ışığı aç-kapa, pil 10 saat dayanıyor.
Ama bu sefer de kulaklık çıkışı yok.
Nintendo’nun kulaklıkla arası hiçbir zaman iyi olmadı zaten. 🎧


GameBoy Micro: Minik Dev

2005’te karşımızda minik ama karizmatik bir cihaz var.
GameBoy Micro — küçük ama çok net bir ekrana sahip.
Kulaklık girişi geri dönüyor ama artık sadece Advance oyunlarını oynatıyor.

Z80’e yer kalmamış, ama olsun.
Yine de 5 saat boyunca saf nostalji garantili.

Toplamda 118 milyon GameBoy ve GameBoy Color satılıyor.
Böyle satış rakamını gören diğer firmalar bir köşede quietly crying… 😢


Aksesuar Cenneti

GameBoy sadece bir oyun konsolu değil, bir ekosistem.
Titreşimli kartuşlar, hareket sensörleri,
yazarkasa fişiyle çalışan printer (!),
kameralar, tarayıcılar, modemler…
Ve en ilginci: GlucoBoy, şeker hastası çocuklar için kan şekeri ölçüm cihazı!
Kan şekerin düşükse oyun da zorluk çıkarmıyor —
şekerin yüksekse “Biraz ara ver dostum” diyor.
Oyunla sağlık birleşti, hem de 90’larda!


Korsanlar, Klonlar ve Çin Mucizeleri

Bir noktada Çin devreye giriyor ve
“Her şeyin çakmasını yapabiliriz” diyor.
Ve gerçekten yapıyorlar.
Bazılarının ekranında Mario’nun kafası 3 piksel fazla,
bazısında Tetris taşları 2 saniye sonra düşüyor.
Ama hepsi “Orijinal” etiketiyle satılıyor tabii.


Son Söz: Çekmecedeki Hazine

Bugün bir çekmece açtığınızda o gri tuğlayı görüyorsanız,
kendinizi şanslı sayın.
O cihaz sadece oyun oynatmıyordu,
aynı zamanda çocukluğunuzu kaydetmişti — 8 KB RAM’in içine sığdırılmış nostaljiyle.

Pillerinizi takın, kartuşu yerleştirin…
Ve o tanıdık “bip” sesiyle zamanda bir yolculuğa çıkın.
Çünkü bazı oyunlar asla yaşlanmaz. 💚

Yorum Gönder

0 Yorumlar