Alley Cat - IBM'in efsane oyunu


Alley Cat — Pencerelerden Sızan Nostalji 🐾

Kedi miyiz, maceraperest miyiz belli değil… ama bir şey kesin: Alley Cat, bir dönemin bilgisayar başındaki en eğlenceli kaçamağıydı.
Bill Williams’ın 1983’te Atari 8-bit için tasarladığı bu oyun, kısa sürede IBM PC dünyasında da fenomen olmuştu.
Küçük boyutlu, sade, 4 renkli ama inanılmaz canlı bir oyun.
Ve evet, her pikselinde bir çocukluk anısı gizli.


“CGA mı bu?” demeden önce...

Dört renkli CGA ekranlarda Freddy’yi yönlendiren herkes bilir: mor duvarlar, mavi zemin, garip pembe tonları...
Ama o günlerde bu renkler bize retro değil, gelecek gibi görünürdü.
Monitörün önüne oturur, DOS’tan A:\ALLEY.EXE yazarken kalbimiz hızla atardı.
Bir anda karşımıza çıkan o çöp kutusuna tırmanan kedi animasyonu, bizden bir “vay be” tepkisi alırdı.
Evet, oyunun ses efektleri tek kanallı “bip bip”lerden ibaretti, ama o biplerin bile melodisi hâlâ kulağımızda çınlıyor.


5 ¼ disketin tıngırtısı eşliğinde

Bazılarımız oyunu ilk defa “okulun bilgisayar kulübünde”, bazılarımız ise “komşunun IBM XT’sinde” oynamıştı.
Disketi takarsın, DOS yüklenir, dir yazarsın... ve listede “ALLEY.EXE” görünür!
O disketi ters çevirip “yazma koruması” açık mı diye bakardık.
Bir yanlış format komutuyla bütün oyunları silme korkusu, o zamanın gamer travmasıydı. 😅


Odalar arasında geçen bir çocukluk

Her oda ayrı bir maceraydı.
Farelerin saklandığı peynir blokları, balık fanusu, örümcek ağları…
Ama en heyecanlısı, tabii ki dişi kedi Felicia’ya ulaşma bölümüydü.
Kalp şekilli platformlar, zıplayan rakip kediler, Cupid’in okları...
Eğer o bölüme ulaşabildiysen, okulda ertesi gün anlatacak büyük bir hikâyen vardı.
Bir “boss level” değil ama bir “aşk level” idi o sahne. 💕


Evin kahramanı: Freddy

Freddy aslında sıradan bir sokak kedisi.
Ama bizler için bir tür kahramandı.
Köpeklerden kaçıyor, süpürgelerle savaşıyor, odalarda gizlice avlanıyor…
Üstelik tüm bunları 56 KB’lık bir oyun dosyasıyla yapıyor!
Bugün 56 KB bir emojinin bile yanına yaklaşmazken, o dönemde bu kadarcık hafıza koca bir evreni barındırabiliyordu.


Türkiye’de Alley Cat kültürü 🇹🇷

Türkiye’de bilgisayar oyunları 80’lerin sonu – 90’ların başında yaygınlaşmaya başlamıştı.
Bilgisayarcılarda, kurslarda ya da Commodore 64 salonlarında Alley Cat oynayan bir çocuk mutlaka vardı.
Kimisi oyunu “fare yakalama oyunu” diye bilirdi, kimisi de “kedili oyun” deyip geçerdi.
Ama herkes aynı sesi hatırlar: o bozulan fanus sesi, yani balıkları yediğinde çıkan o garip bip tonları.
Birçok kişi Alley Cat’in adını bile bilmezdi, ama oyunu görünce “aa bunu oynamıştım!” derdi.
İşte o anonim kahramanlık, 80’lerin oyun kültürünün ta kendisidir.


Neden hâlâ hatırlıyoruz?

Çünkü Alley Cat, bir “oyun”dan öteydi — sade bir eğlencenin sembolüydü.
Bugün devasa grafik motorları, ışın izleme teknolojileri, 3D dünyalar var…
Ama hiçbirinde Alley Cat’in o sade mutluluğu yok.
Pencereye zıplayan bir piksel kedinin yarattığı heyecan, hiçbir ekran kartında bulunmuyor.


Ufak Bir Tüyo: Yeniden Denemek İstersen

Modern bilgisayarda oynamak için yalnızca DOSBox yüklemen yeterli.
Orijinal oyun internette “abandonware” statüsünde mevcut.
Kısa bir arama ile bulup, CGA renklerinin büyüsüne yeniden dalabilirsin.
Ama dikkat: o süpürge hâlâ aynı hızda geliyor!


Bonus Anekdot 🎞️

“İlk kez Alley Cat oynadığımda 8 yaşındaydım. Fareleri yakalayıp köpeklere yakalanmadan odayı bitirdim. Annem içeri geldi, monitöre bakıp ‘Bu ne böyle, kediyi mi kurtarıyorsun?’ dedi. O an fark ettim: ben aslında oyun oynamıyor, bir piksel kahramanı yönetiyordum.”

Yorum Gönder

0 Yorumlar